sperm öldürücü krem

Tüp bağlatma (tüp ligasypnu) işleminin kadın üreme organları veya diğer organlar üzerinde bir yan etkisi yoktur ancak bu işlem basit de olsa bir ameliyattır ve her ameliyat gibi bazı riskleri vardır. Her ameliyatta ortak olan risklerin başında anesteziye bağlı çeşitli riskler gelir. Anesteziye bağlı nadir riskler dışında tüp bağlatma ameliyatının kendisine dair kanama gibi riskler görülmeyecek kadar nadirdir çünkü kanamaya neden olaabilecek bölgelerden nispeten uzak bir ameliyattır.

Bunun dışında bayanlar tarafından en çok merak edilen riskler:

Tüp bağlatma menopoza neden olur mu?
Hayır. Tüp bağlatma menopoz veya kadınlık hormonları ile ilgili bir işlem değildir.

Tüp bağlatma işlemi ileride bel ağrısı, kasık ağrısı çekmeme sebep olur mu?
Hayır. Bu ameliyatta sadece tüpler küçük bir bölgeden bağlanır ve bu bağlama beli veya kasıkları etkileyebilecek bir bölge değildir. Bu tür ağrılara sebep olmaz.

Tüp bağlatma adet düzensizliği yapar mı?
Hayır. Tüp bağlatma ameliyatı rahim veya yumurtalığı veya hormonları etkilemeyen bir ameliyattır bu nedenle adet düzensizliği yapmaz. Hastanın adetleri ameliyattan önce nasılsa ameliyattan sonra da aynı şekilde olacaktır. Adet düzensizliği daha çok yumurtalığın alındığı ameliyatlarda görülür, tüp bağlama ameliyatı ile ilgili değildir.

Tüp bağlatma ameliyatı cinsel ilikiyi etkiler mi?
Ameliyat sadece karın içerisindeki tüp denilem organ üzerinde yapıldığı için vajina ile ilgili değildir dolayısıyla cinsel ilişki üzerinden hiçbir etkisi olamaz.

Tüpleri bağlananlarda hamilelik oluşma riski var mıdır?
Her doğum kontrol yöntemi gibi tüp bağlama yöntemi de yüzde yüz koruma sağlayamaz ve çok nadiren gebelik oluşma riski vardır. Bu nedenle adet gecikmesi durumunda gebelik ihtimali açısından uyanık olmak gerekir. Ancak tüp bağlama yöntemi en güçlü koruma sağlayan yöntemlerden birisidir, hamilelik çok nadiren oluşur.

Tüp bağlama ameliyatının belki de en büyük riski ileri de geri dönüşünün çok zor olmasıdır. Yani ileride çiftler herhangi bir nedenden dolayı tekrar çocuk sahibi olmak isterlerse tüplerin açılması ameliyatının fayda sağlama oranı düşüktür. Bu nedenle tüp bağlama ameliyatını artık çocuk sahibi olmak istemeyeceklerinden kesin emin olan çiftlerin yaptırması gerekmektedir.

Diafram gibi spermlerin rahim ağzından

Diafram cinsel ilişki öncesinde kadının rahim ağzına yerleştirilen bir lateks kılıftır. Böylece spermin serviksten yıkarı geçerek yumurtayı döllemesine engel olur. Diyafram ile birlikte spermisid kullanılması önerilir. Çünkü spermler hem birkaç saat yaşayabilirler hem de diyaframın kenarlarından içeriye sızabilirler. Buna dikkat edildiği takdirde diyafram etkili bir doğum kontrol aracıdır.

Cinsel ilişkiden birkaç saat önce vajenden rahim ağzına doğru yerleştirilmelidir. Ancak bu süre üç saati geçerse sperm öldürücü kremin etkisi geçer. O zaman diyafram tekrar kremlenmelidir. İlişkiden sonra en az 6 saat içeride kalmalıdır ve bu süre dolduğunda kesinlikle çıkarılmalıdır.

Kadın prezervatifi vajina içerisini tamamen kaplayacak şekilde yerleştirilir.
Diafram ve kadın prezervatifi günümüzde çok nadir kullanılan korunma yöntemleridir.

Diafram prezervatif gibi cinsel organı tamamen kaplamadığı için (sadece rahim ağzı ve etrafını kapatır) cinsel yolla geçebilecek hastalıklara karşı koruma sağlayamaz, bu amaçla kullanılmamalıdır. Erkek prezervatifi (kondom) cinsel yolla geçebilecek hastalıklara karşı koruma sağlayabilir.

Diafram üriner enfeksiyon (sistit) gelişmesine neden olabilir. Toksik şok sendromu riski nadir de olsa vardır, bu nedenle toksik şok sendromu öyküsü olanlarda diafram kullanılmamalıdır.

adetleri normal miktarda olan kadınlarda

Servikal başlık (cervical cap) rahim ağzı üzerine oturan küçük lastik maddedir, diaframa benzer ancak daha küçüktür. Diafram gibi spermisidle birlikte kullanılır. Çok güvenilir bir korunma yöntemi değildir. İlişki sırasında rahatsızlık nazı çiftlerde meydana gelebilir penil irritasyon yapabilir.

Diafram gibi spermlerin rahim ağzından yukarıya rahim içerisine geçmesini önler. İlişkiden sonra 6 saat yerinde bırakılmalıdır, hemen çıkartılmamalıdır. 48 saate kadar yerinde kalabilir ancak daha uzun bırakılması sakıncalı olabilir. 48 saatten daha uzun süre içeride kalması durumunda toksik şok sendromuna, vajinal enfeksiyona, akıntıya neden olabilir. Nadiren servikal başlığın üretildiği maddeye karşı alerji gelişebilir.
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı erkek prezervatifi (kondom) kadar koruyucu değildir, bu amaçla kullanılmalıdır.

spiral takıldıktan bir ay sonraki adet döneminde

Spiral (RİA, rahim içi araç) genel olarak yan etkileri az ve nadiren şikayete neden olan bir yöntemdir. Bu nedenle en çok kullanılan ve tavsiye edilen yöntemlerden birisidir.
– Yan etki olarak özellikle ilk takıldığı ay hafif kasık ağrısı görülebilir, 1-2 ay içerisinde bu şikayet kendiliğinden geçer.
– Bakırlı spiral adet kanaması miktarını az miktarda arttırabilir. Bu adetleri normal miktarda olan kadınlarda problem yaratmaz ama adetleri aşırı miktarda olan kadınlarda daha fazla kanamaya ve anemiye sebep olabileceği için spiral tercih edilmez.
– Hormonlu spiral adet kanamasında azalmaya neden olabilir.
– Bakırlı spiral dismenore yani adet sancısına neden olabilir. Hormonlu spiral dismenoreyi azaltır.
– Spiral takılması sırasında uterin perforasyon (rahim delinmesi) çok nadiren olabilir.
– Spiralin bel ağrısı, kilo almak, kilo vermek gibi yan etkileri olmaz, bu tür durumlar yaşanmışsa başka bir sebebin araştırılması gerekir.
– Bakırlı RİA’lar çok nadiren metak alerjisine neden olabilir.
– Hormonlu RİA’lar nadiren fonksiyonel over kistelerine neden olabilir.

Spiral dış gebeliğe neden olur mu?
Sprial kullananların en çok merak ettiği sorulardan birisi de spiralin dış gebelik yapar mı şeklindedir. Spiral kullanımı etkili bir doğum kontrol yöntemi olduğu için gebelik ihtimalini son derece azaltır, bu yüzden spiral kullananlarda korunmayanlara göre dış gebelik riski de azalmıştır. Ancak spiral kullanırken hamile kalanlarda bu gebeliğin normal gebelik değil de dış gebelik olma olasılığı daha yüksektir.

Spiral kilo aldırır mı?
Spiral taktırmayı düşünen hastaların en çok merak ettikleri sorulardan birisidir. Spiral kilo alınması gibi bir yan etki yapmaz. İlaç veya hormon içermeyen bir korunma yönteminden böyle bir yan etki beklenemez.
Sonuç olarak spiral yan etkileri en az olan, en güvenilir ve kullanımı en kolay korunma yöntemlerinden birisidir. Bu nedenle en çok tavsiye ettiğimiz korunma yöntemlerinden birisidir.

ilişki sırasında yırtılması

Spiral (ria) kayması spiralin rahim içerisinden aşağıya doğru yani rahim ağzıan veya vajina içerisine doğru kaymasıdır. Bu durumda spiralin çıkarılması ve istenirse yenisinin takılması gerekir. Kayan spiralin koruma etkinliği azalır ve gebelik meydana gelebilir. Ayrıca aşağıya doğru kaymış olan spiral nadiren ilişki sırasında penise temas edebilir ve peniste basit yaralanmalara veya ağrıya neden olabilir. Spiral kayması durumunda adet günleri dışında çeşitli düzeylerde lekelenmeler ve kanamalar görülebilir.

Spiral kayması nasıl olur?
Spiral kaymasının en sık nedeni çok doğum yapan hastalarda rahim ağzının fazla geniş olmasıdır. Diğer bir neden ilk takılma sırasında rahmin içerisine tam yerleşmemiş olmasından kaynaklanabilir. Bu nedenle her spiral takıldıktan bir ay sonraki adet döneminde kayma olması açısından tekrar kontrol edilir. Kayma saptandığında yenisi ile değiştirilmesi çoğu zaman çözüm olur ve tekrar kayma izlenmez. Tekrar kayma izlenirse başka uygun bir doğum kontrol yöntemi denenebilir. Her zaman mümkün olmasa da bazen kayan spirali yerine itmek de yeterli olmaktadır. Spiral ile korunan her kadın 1 yıl aralarla kayma açısından doktoruna kontrol ettirmelidir.

Spiral kaymasının belirtileri nedir? nasıl anlaşılır?
Spiralin kaydığını hasta kendisi anlayamaz ancak yukarıdaki şikayetlerden herhangi birisi olduğunda şühelenebilir. Spiral kayması durumunda bazen hiçbir belirti ve şikayet olmayabilir. Vajinal muayenede spiralin aşağıya rahim ağzına ve vajinaya doğru kaydığı görülebilir. Ultrason ile de spiralin kaydığı rahatlıkla anlaşılabilir.

Spiralin karın içerisine kayması:
Spiralin kendiliğinden karın içerisine veya idrar torbası (içerisine) kaydığı ve buraya yerleştiği hastalar çok nadiren görülmektedir. Spiral ultrason kontrolünde rahim içerisinde izlenemez ve karın röntgeninde karında olduğu görülür. Bu durumda spiralin ameliyatla çıkarışması gerekir. Bu çok çok nadiren görülen bir durum olduğu için spiral taktıran hastaların bu açıdan endişe etmeleri gerekemez.

Aldığınız hapın

Ertesi gün (ertesi sabah) hapı ülkemizde eczanelerde bulunmaktadır. Ertesi gün haplarının (ertesi sabah hapı) ağızdan bir seferde veya 12 saat arayla iki seferde alınan tipleri vardır. Bazıları hem östrojen hep progesteron hormonu içerir bazıları sadece progesteron hormonu içerir. Aldığınız hapın prospektusunda bir seferde mi yoksa 12 saat arayla mı içilmesi gerektiği yazacaktır. En yaygın bulunanları sadece progesteron (levonorgestrel) içeren ve bir seferde 2 hap içilen türleridir. Sadece progesteron içerenlerde yan etki az görülmesi de bir avantajdır. Östrojen ve progesteron birlikte içerenler bulantı ve kusma yapabilirler.

İlişkiden sonra ilk fırsatta alınması ve en geç 3 gün içerisinde alınması önerilir. Ertesi gün hapı ilişkiden sonra ne kadar erken alınırsa etkisi o kadar güçlü olur ve koruma şansı artar. Ancak hiçbir zaman koruması yüzde yüz değildir, yaklaşık %90 oranında koruma sağlar. Bu nedenle adet gecikmesi durumunda mutlaka hamileşik ihtimaline karşı gebelik testi yapılmalıdır. Ayrıca ertesi gün haplarının kendi hormonal etkisinden dolayı da adet gecikmesi yaşanabilir, bu nedenle adet gecikmesi mutlaka hamilelik oldupunu göstermez. Yine de her ihtimale karşı mutlaka gebelik testi yaptırmak gerekir.

Ertesi gün hapları bulantı ve kusma yapabileceği için bu konuda dikkatli olmak gerekir çünkü eğer kusma haplar içildikten sonraki iki saat içerisinde olmuşsa haplar da tamamen veya kısman dışarı atılır ve etkisi azalır. Bu durumda yeniden hap içilmesi gerekir. Eğer kusma haplar içildikten 2 saat veya daha uzun süre sonra olmuşsa yeniden hap içilmesine gerek yoktur çünkü haplar mideden barsaklara geçmiştir. Bu durumları engellemek için ertesi gün hapları ile birlikte bulantı önleyici ilaçlar da alınabilir.

Kimler ertesi gün hapı kullanabilir?
Ertesi gün hapını aşağıda bahsedilen durumlardan herhangi bir durumla karşı karşıya kalan bayanlar kullanabilir. Hormonal ilaç kullanmasında bir sakınca olan kişiler doktoruna danışmadan kullanmamalıdır.

Hangi durumlarda ertesi gün hapı kullanılır?
– Korunmadan cinsel ilişkiye girmek
– Prezervatifin ilişki sırasında yırtılması
– Vajina dışarısına boşalma olması. Bu durumda da gebelik olabileceği için hap kullanılması gerekir.

Ertesi gün hapı aldım fakat hamile kaldım?
Bu durumda gebeliği istemiyorsanız tek çare kürtaj ile aldırmaktır. Eğer hamileliğin devamına karar vermişseniz bu durumda ertesi gün hapının gebeliğe zarar vermesinden endişelenmenize gerek yoktur. Ertesi gün hapı kullanıp da hamile kalanlarda bebek üzerinde yan etki izlenmemiştir.

7 gün ara sırasında başlar

rtesi gün (ertesi sabah) hapı ülkemizde eczanelerde bulunmaktadır. Ertesi gün haplarının (ertesi sabah hapı) ağızdan bir seferde veya 12 saat arayla iki seferde alınan tipleri vardır. Bazıları hem östrojen hep progesteron hormonu içerir bazıları sadece progesteron hormonu içerir. Aldığınız hapın prospektusunda bir seferde mi yoksa 12 saat arayla mı içilmesi gerektiği yazacaktır. En yaygın bulunanları sadece progesteron (levonorgestrel) içeren ve bir seferde 2 hap içilen türleridir. Sadece progesteron içerenlerde yan etki az görülmesi de bir avantajdır. Östrojen ve progesteron birlikte içerenler bulantı ve kusma yapabilirler.

İlişkiden sonra ilk fırsatta alınması ve en geç 3 gün içerisinde alınması önerilir. Ertesi gün hapı ilişkiden sonra ne kadar erken alınırsa etkisi o kadar güçlü olur ve koruma şansı artar. Ancak hiçbir zaman koruması yüzde yüz değildir, yaklaşık %90 oranında koruma sağlar. Bu nedenle adet gecikmesi durumunda mutlaka hamileşik ihtimaline karşı gebelik testi yapılmalıdır. Ayrıca ertesi gün haplarının kendi hormonal etkisinden dolayı da adet gecikmesi yaşanabilir, bu nedenle adet gecikmesi mutlaka hamilelik oldupunu göstermez. Yine de her ihtimale karşı mutlaka gebelik testi yaptırmak gerekir.

Ertesi gün hapları bulantı ve kusma yapabileceği için bu konuda dikkatli olmak gerekir çünkü eğer kusma haplar içildikten sonraki iki saat içerisinde olmuşsa haplar da tamamen veya kısman dışarı atılır ve etkisi azalır. Bu durumda yeniden hap içilmesi gerekir. Eğer kusma haplar içildikten 2 saat veya daha uzun süre sonra olmuşsa yeniden hap içilmesine gerek yoktur çünkü haplar mideden barsaklara geçmiştir. Bu durumları engellemek için ertesi gün hapları ile birlikte bulantı önleyici ilaçlar da alınabilir.

Sigara kullananlarda doğum kontrol

Doğum kontrol hapı 8oral kontraseptif) kullanan bayanlarıb başına gelen durumlardan birisi hapları alırken kanama veya lekelenme olmasıdır. Doğum kontrol haplarının her bir kutusu bittiğinde yedi gün ara vermek ve sekizinci gün yeni kutuy abaşlamak gerekir. Adet kanaması genellikle bu 7 gün ara sırasında başlar ve 3-5 gün sürer. Adet kanamasının ne zaman başladığına ve ne kadar sürdüğüne dikkat etmeden mutlaka 7 gü ara vermek ve sekizinci gün yeni kutuya başlamak gerekir. Bazen adetin erken veya geç başlayan bayan buna göre hapın kullanımını değiştirir, adet başladığında yeni kutuya geçer, bu uygulama doğru değildir.

Bir kutu hap bittikten sonra yedi gün ara verdiniz ve sekizinci gün yeni kutuya başladınız ve ilacı kullanmaya başladıktan sonra adet kanaması (veya lekelenme) başlarsa, bu durumda hiç adet kanamasını dikkate almadan ilacı kullanmaya aynen devam etmek gerekir. Eğer kanama bir haftadan uzun sürerse veya çok aşırı miktarda olursa doktorunuza başvurmanız gerekir. Doktorunuza başvurmadan hapların kullanımını değiştirmek adet düzeninizin bozulmasına neden olabilir.

Doğum kontrol hapı kullanırken çok nadir de olsa gebelik oluşabileceği için herhangi bir adet gecikmesi durumunda gebelik açısından dikkatli olunması ve gebelik testi yapılması gerekir. Bu durumda doğum kontrol hapı kullanırken hamile kalmak konusunda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.